Edebiyat
Osmanlıca edebiyat literatürü denilince akla gelen ilk başlık dîvan oluyor elbette. Sarayda ve medreselerde yetişen ulema, edebiyattaki ustalıklarını aruzla yazılan şiirlerle ortaya koyuyordu. Roman, öykü gibi yazım türlerinden uzun süre uzak durulduğu, biyografi, seyahatnâme gibi alanlarda daha az eser verildiği için hakimiyet dîvan şiirindeydi. Ve şiirin hakkı veriliyordu. Fuzuli, Nâbi, Nedîm, Nefî, Şeyh Galip ve ismini sayamadığımız çok sayıda şair, günümüzde de zevkle okunan eserlerini dîvan şiirinin bu altın çağında vermişti. Tanzimat, edebiyat anlayışı üzerinde de büyük bir değişiklik meydana getirmişti. 1800lü yılların ortalarına kadar daha çok Divan Edebiyatının alt türleri olan gazel, kaside, mesnevi gibi başlıklarla sınırlı olan yazılı edebiyatta Tanzimatla birlikte Batılılaşma başladı. 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren önemli eserlerin verileceği roman, tiyatro gibi türlerin ilk örnekleri o tarihten sonra ortaya çıkmaya başladı...

