Yayınevi: KOMAT MATBAACIKIK Yayın Yeri: İSTANBUL / 1. BASIM ISBN NO: 975-7110-00-9 Yayın Yılı: 1996
Dili:
Türkçe Özellikler: Birinci Baskı Cildi: Şömizli: Durum: İkinci El Kondisyon: (Temiz)
Açıklama:17 X 24.5 CM / 293 SAYFA...ÇOK TEMİZ DURUMDA....KİTABIN İÇİNDEN: Hayalci İhsan
Yıl 1949. Doğramacı, rahmetli Zafer Paykoç ve ben, İstanbul Üniversitesi'nde üniversitelerarası jüri önünde yapılacak doçentlik sınavına gidiyoruz. O zaman uçakla gidip gelme yaygın değil. Trende kompartmanlarımız yan yana. Yol boyunca sohbet ederek oyalanıyoruz. Bir ara Zafer'le ikimiz yalnız kaldık. Söz Ihsan'a geldi. Zafer: "Yahu bu Ihsan çok hayalci," diye bir yorumda bulundu. Çünkü sohbetlerimizde Ihsan, sıklıkla geleceğin tıp eğitiminden söz ediyor; aklındaki hedefleri söylemeden, yeni yeni görüşler öne sürüyordu. Ben Zafer'e, bu kanısına katılmadığımı, Ihsan'ın bizden daha geniş bir vizyona sahip olduğunu, Harvard'daki eğitiminin ona geniş bir ufuk vermiş olabileceğini söylüyordum. Gerçi Zafer de Londra'da 1-2 yıl çalışmıştı. Ne var ki, Ihsan gibi üniversitelerde çağdaşlaşma konusuna aklını takmamıştı.
Üçümüz de aynı gün doçent olduk. Ankara'daki yaşamımıza döndük.
Bir gün ben, son derece açık yüreklilikle Zafer'in "hayalci" tanımlamasını Ihsan'a naklettim. Hiçbir müzevirlik niyetim yoktu. Öylesine alındı ki anlatamam. Onun uzun yıllar sonra hâlâ yeni yeni tasarımları uygulamaya geçirmekte olduğunu gördükçe, Zafer'in yaklaşımlarının ne kadar yanlış olduğunu daha iyi anlayabiliyorum.
Dünya ünlüleri arasında önlerde yer almadan çok önce, en yakın arkadaşım olarak İhsan'ın ilginç bir vak'a olduğunu anlamış, bir gün kitabını yazmayı aklıma koymuştum. Bundan en az 30-35 yıl önce, "Ihsan, senin bir gün altından heykelin yapılacaktır. Ben de senin hakkında bir kitap yazmak isterim. İnanıyorum ki bu kitap dünyada `best-seller' olacak, beni de zengin edecek," diye takılırdım. Bugün ise bu kitabı daha çok gelecek nesillere bir belgesel olarak kaleme almış bulunuyorum.
Doğramacı'yı tanıdığım günden bu yana ona iki açıdan büyük bir değer olarak yer veririm. Biri gönlümdeki arkadaş Ihsan, öteki de daima çözmeye çalıştığım bir dâhi. Arkadaş İhsan'la keyifli sohbetler, çocuklaşmalar, şaka ve esprilerle yarenlik büyük bir zevktir, gerçek bir keyiftir. Diğeri ise bana göre sanki uzayda, sürekli proje üreten bir âlemdir.
Bazen, hatta çoğunlukla, bu iki Ihsan birbirine karışırdı. Çocuklaşmalardan, şaka, espri ortamından ciddiliğe döndüğümüz an, Ihsan hemen tek yönlüleşirdi. Yalnız kafasındaki proje üstünde söyleşiye girer, başka herhangi bir problemi işitmek, dinlemek istemezdi. Onun kafasındaki özel frekanslar dışında, dünya yıkılsa, kıyametler koparsanız, ne görür, ne işitir, ne algılar; antenleri kapalıdır......
Copyright 2007-2008 Nadirkitap Bilişim ve Reklamcılık Ltd. Şti.. Tüm Hakları Saklıdır. Bu siteye üye olanlar Kullanıcı sözleşmesini okumuş ve kabul etmiş sayılırlar.