Geçmişten Günümüze Resim Sanatı
Benim kanıma göre resimde aramak hiçbir anlam taşımaz. Aslolan bulmaktır. der Picasso. Sanatçının arayışı, üretim esnasında kendini gösterir. Ve bulduğu yerde noktayı koyar. Eser tamamlandıktan sonra aramak ve bulmak nöbeti izleyiciye geçer. Her sanat eserinde birtakım sorular ve cevaplar olduğu mutlak olsa da kim neyi aramaktadır ve bulunan nedir sorularına cevap vermek imkansızdır. Zira sanat, tartışmaya açık bir kavramdır. Ve tartışmaya en açık alanların başında da resim gelmektedir. İzleyicinin hangi sanat eserini dikkate değer bulduğu bir yana, söz konusu eseri beğenme sebepleri de hemen her zaman farklıdır. Sanat, farkını bir kez de burada ortaya koyar. Zaten bir fikir birliği beklenmemektedir. Bilakis farklı bakış açıları eserin gücünü ve etkisini artırmaya katkı sağlar.
Arkeolojik bulgular, insanoğlunun ilk çağlardan beri yaşadıklarını, korkularını ve hayallerini resim yoluyla ifade ettiğini ortaya koymaktadır. Bu yönüyle resim, en önemli tarihi belgeler arasında da kendine yer bulmuştur.
Tüm sanat eserlerinde olduğu gibi resimde de temel amaç, insanın kendini kuşatan çevreye, yaşadığı hayata ve beklentilerine bir çıkış kapısı aralamaktır. İnsanlığın asırlar içinde geçirdiği dönüşüm, inanışlar ve fikirler her zaman sanatçılara ilham kaynağı olmuş ve kendilerini açık etmenin bir yolunu bulmuştur.
İlk asırlardan Rönesansa kadar resim sanatında ana temayı din oluşturmuştur. Büyük bedeller ödenerek geçilen modern çağda sanatçılar, dini konuların dışına çıkmaya başlamış ve bu yenilik, kullanılan tekniklerin de gelişmesiyle sonuçlanmıştır. Perspektif ve anatomi çizimleri ilk modern resim örnekleri arasında yer almaktadır.
Rönesans sonrası ortaya çıkan fikir akımları da sanatçıları etkilemiştir. Yirminci yüzyılın ilk yarısında meydana gelen savaşlar ve sonrasında yaşanan buhranlar, modern insanı bir sorgulamanın içinde yalnız bırakmıştır. Bu kanlı dönemin ardından ortaya çıkan varoluşçuluk düşüncesi için insan, kendini keşfedip özünü ortaya çıkarmalıdır. Varoluşçuluk felsefesini benimseyen Vincent Van Gogh; yabancılaşma, yaşamın anlamı, varoluş, özgürlük ve ölüm konularındaki düşüncelerini kendi yöntemiyle ortaya koyan sanatçılardan sadece biridir.
Yine Picassonun dediği gibi; İnsanları uyandırmak gerek. Şeyleri algılama biçimlerini altüst etmek. İnsanları kızdıracak, kabul edilmez imgeler yaratmak lazım. Pek güvenilir olmayan, tuhaf bir dünyada yaşadıklarını, sandıkları gibi bir dünyada bulunmadıklarını anlamalarını sağlamak. Ve modern dönem ressamları bu görevlerini hakkıyla yerine getirmiştir.
Belirttiğimiz gibi Batıda binlerce yıllık bir geçmişe sahip olan resim sanatının İslam toplumlarında benimsenmesi, görece yakın tarihlerde olmuştur. Osmanlı, kapılarını resime Osman Hamdi Beyle açmıştır. 1860-69 yılları arasında Pariste öğrenim gören Osman Hamdi Bey, İstanbula döndükten sonra bir yandan eser verirken diğer yandan da Sanayi-i Nefise Mektebini kurmuş ve çok sayıda öğrenci yetiştirmiştir. Son dönem Osmanlı ve Cumhuriyet sanatçıları, son derece yeni olan bu sanat dalında büyük bir başarı ortaya koymuş ve dünya çapında eserler vermeyi başarmıştır.
Geçmişten günümüze resim sanatının tarihi, akımları ve temsilcileri, eserlerinden örnekler ve merak ettiğiniz diğer konularda daha kapsamlı bilgi edinmek için sizin için hazırladığımız seçkiyi inceleyebilirsiniz.
Sanat dolu günler dileriz.

