“Sahaflar Çarşısı’nı yeniden diriltmek istiyoruz.”

2022 yılı geride kaldı. Bir senelik muhasebe yapılacak olsa, kitap ve eski eser meraklıları bile, peş peşe epey madde sıralayabilir. Diğer gündemlerin birebir sohbetlerde ele alındığını varsayarak biz, senenin son ve güzel gelişmesini ele almayı seçtik. Yolu İstanbul’a düşenler de orada yaşayanlar kadar bilir ki sahaf müşterileri bir malzemenin peşine düştüğünde bakacağı adresler bellidir. İnternet alışverişi, elbette ilk sırada yer alır. Kitaba dokunmak, alışverişi sohbete bahane etmek isteyenler içinse Sahaflar Çarşısı hâlâ listedeki yerini korurken, Beyoğlu ve Kadıköy’deki çarşılar ve o civarı mekan tutan esnaf da vazgeçilmezdir. Geçtiğimiz Aralık ayına kadar, bir iki esnaf dışında, Üsküdar yoktu o listede. Ancak Üsküdar Belediyesi’nin girişimleriyle şehir, yeni ve mütevazı bir Sahaflar Çarşısı’na daha kavuştu. Üsküdar’da faaliyet gösteren esnafın bir kısmını bir araya getiren bu Çarşı, konum ve mekan olarak da dikkate değer bir noktada yer alıyor.

Ocak 2023
“Sahaflar Çarşısı’nı yeniden diriltmek istiyoruz.”

2022 yılı geride kaldı. Bir senelik muhasebe yapılacak olsa, kitap ve eski eser meraklıları bile, peş peşe epey madde sıralayabilir. Diğer gündemlerin birebir sohbetlerde ele alındığını varsayarak biz, senenin son ve güzel gelişmesini ele almayı seçtik. Yolu İstanbul’a düşenler de orada yaşayanlar kadar bilir ki sahaf müşterileri bir malzemenin peşine düştüğünde bakacağı adresler bellidir. İnternet alışverişi, elbette ilk sırada yer alır. Kitaba dokunmak, alışverişi sohbete bahane etmek isteyenler içinse Sahaflar Çarşısı hâlâ listedeki yerini korurken, Beyoğlu ve Kadıköy’deki çarşılar ve o civarı mekan tutan esnaf da vazgeçilmezdir. Geçtiğimiz Aralık ayına kadar, bir iki esnaf dışında, Üsküdar yoktu o listede. Ancak Üsküdar Belediyesi’nin girişimleriyle şehir, yeni ve mütevazı bir Sahaflar Çarşısı’na daha kavuştu. Üsküdar’da faaliyet gösteren esnafın bir kısmını bir araya getiren bu Çarşı, konum ve mekan olarak da dikkate değer bir noktada yer alıyor. Üsküdar Sahaflar Çarşısı, Üsküdar Meydanı’nda, Mimar Sinan’ın, III. Murad’ın annesi Nurbanu Sultan için 1574 – 1583 tarihleri arasında inşa ettiği hamamın altı hücresinde hizmet veriyor. Çarşı’nın projelendirmesinden itibaren geçirdiği süreçleri Üsküdar Sahaflar Derneği Başkanı İ. Bahtiyar İstekli’yle konuştuk. Buyurun sohbete…

Üsküdar Sahaflar Çarşısı [Üsküdar Sahaflar Çarşısı esnafı. Çarşı müdavimi Beşir Ayvazoğlu fotoğrafa tesadüfen dahil oluyor.]

Çarşının kurulması ne zaman ve nasıl gündeme geldi?

5 sene önce sahaf dükkânımı Kadıköy’den Üsküdar’a taşıdığımda yaptığımız açılış merasimine Üsküdar Belediye Başkanı Sayın Hilmi Türkmen de katılmış ve orada, bir sahaflar çarşısı kurmayı düşündüğünü söylemişti. Bunun sadece bir temenni olduğunu düşünmüştüm zira belediyeler zaman zaman sahaf festivali düzenliyordu ama şimdiye kadar hiçbir belediye tarafından bir sahaflar çarşısı girişimine şahit olmamıştık. Kitap okumanın insanın kendini manen inşa etme faaliyeti olduğunu düşünürüm. Biz de, hem yeni kitapçılar hem de sahaflar, bir anlamda bu inşaata taş, tuğla, harç taşıyan insanlarız. Bu bakımdan kitapçılara alan açılması, imkân sağlanması bir kamu kurumunun halka yapacağı en önemli hizmetlerden biri. Sahaflar, tarih boyunca çok önemli bir kültür hizmetini üstlenmiş ve sürdürmüş kişilerdir. İşleri kitap, özellikle de bulunmayan kitapları temin edip okuyucuya ulaştırmak olduğundan, toplumun her kesiminden insana hitap ederler. Herkeste bir karşılıkları vardır. Bu fonksiyonu uzun yıllar Beyazıt’taki Sahaflar Çarşısı üstlendi ancak son senelerde değişen şartlar dolayısıyla çarşı bu özelliğini kaybetti. Sahaflar, maddi şartların da etkisiyle, şehrin uzak köşelerine savruldular. Meydanlardan, halkın rahatça ulaşabileceği alanlardan çekildiler. Bu zorunlu izahtan sonra konumuza dönecek olursak, Eylül ayında Üsküdar Belediyesi tarafından arandım ve Sahaflar Çarşısı projesini görüşmek üzere belediyeye davet edildim. Mekân belirlenmiş, proje müşahhas hale gelmişti. Neler yapılabileceği konusunda ve kuralar hakkında detaylı görüşmeler yaptık ve çarşı için bir taslak oluşturuldu.

Ne tür kurallar belirlediniz?

Belediyeyle üzerinde mutabık kaldığımız en önemli kural, çarşıda kesinlikle okul, ders ve test kitaplarının satılmayacağı! Bu benim de bizzat müşahedemle, muzdarip olduğum bir şeydi. Biz 1990’ların başında Akmar Pasajı’nda çok iyi bir Sahaflar Çarşısı oluşturmuştuk. Ancak birkaç yıl sonra bazı esnaf ders kitabı satmaya başladı. Bu iş, getirisinden ötürü bir anda parladı, çarşıyı ele geçirdi. Biz de Akmar’dan çıkmak zorunda kaldık. Saygı duyuyorum, o da bir ihtiyaç ama bir arada olmuyor. Ders kitabı giren dükkâna sahaf müşterisi girmez oluyor. Dolayısıyla Üsküdar Sahaflar Çarşısı esnafının uyması gereken kuralların başında bu var. Yeni kitap satışı da olmayacak tabii ama yakın dönemde basılmış, belli bir kalitesi olan ve baskısı kalmayan bazı kitaplar çarşıda kendine yer bulabilir. Tabii bir de esnafın kadim sahaflık mesleğine halel getirmemesi gerekiyor.

Mesleğe halel getirmekten kastınız ne?

Bir sahaftan, sahaf müdavimlerinin dilinden anlayacak, onlarla muhatap olabilecek düzeyde kültür birikimine sahip olması beklenir. Tabii sahaf denince her şeyi bilen, allame-i cihan bir insan beklememek lazım. En önemli özelliği bence iyi kitap, efemera gibi malzemeyi bulabilmesi ve müşteriye sunabilmesi. Kısmen de olsa eski yayınlara, literatüre hâkim olması da gerekir ki bu, zamanla ve tecrübeyle oluşan bir şey. Bu nedenlerle sadece ikinci el kitap satan değil, eskiye dönük yüzü de olan esnaf arkadaşlara öncelik verildi. Sahaflara toplumun her kesiminden insanın yolu düşer. Ama daha çok okuyup yazanlar, belli kültür seviyesi üstünde olan kişiler, hocalar, akademisyenler, yazarlar gelir gider. Meslek, eskiden usta-çırak ilişkisi içinde öğreniliyormuş. Bu zincir kırıldıktan sonra artık genellikle herkes kendini yetiştiriyor. Biraz mesleğin içindeki eskilerden, biraz da müşterilerden bir şeyler kaparak el yordamıyla ilerliyorsunuz. Bu işte öğrenmenin sonu da yok. Sürekli öğrenirsin; bazen eline geçen şeylerden, çoğu zaman da müdavimlerden.

Sahaflar Çarşısı’nda bulunan esnaf hangi özelliklerinden hareketle seçildi?

Belediye, öncelikle Üsküdar’da sahaflık yapan esnafın tercih edilmesini istedi, doğru olan da buydu. Bu şartın bir istisnası oldu, o arkadaş da daha önce Üsküdar’daydı ancak burada makul bir yer bulamadığı için işini Ataşehir’den sürdürüyordu. Onu da tekrar Üsküdar’a kazandırmış olduk.

Çarşıda toplam altı dükkan var. Buralarda kimler hizmet verecek?

Evet, Üsküdar Sahaflar Çarşısı altı dükkandan oluşuyor. İlk sırada, Kırkambar sahaf var. Sahibi Bayram Bey otuz senedir Üsküdar’da sahaflık yapıyor. Kırkambar, hem eski kitap hem de koleksiyonluk malzeme bakımından İstanbul’da uğrak yerlerinden birisi. Kalender Sahaf’ın sahibi Yusuf Bey mesleği babadan devralan arkadaşlarımızdan. Babası Nusret Abi otuz kırk senedir sahaf. Yusuf da yirmi yıldır baba çırağı. Son zamanlarda babasının rahatsızlığı sebebiyle işleri bizzat idare ediyor. Yusuf aynı zamanda mektepli arkadaşlarımızdan, Türk Dili ve Edebiyatı’nda yüksek lisans yapmış yetkin bir isim. Ekin Sahaf Yaşar Yeşil ise kitap işine yayın evlerinde çalışarak başlamış. On senedir sahaflık yapıyor. Diğer iki dükkanı Ali Karabeyeser ve Nihat Yalçın işletiyor. Elvin Sahaf Ali Karabeyeser de mektepli arkadaşlarımızdan. Arşivcilik mezunu. 10 senedir mesleğin içinde. Ayrıca sahaf festivallerinin müdavimlerindendir kendisi. Son isim Osmanlıca Sahaf, Nihat Yalçın ise Rumuz Yayınları’nın sahibi. Kendisini sonradan kitapların büyülü dünyasına kaptırmış, yayıncılıktan sahaflığa evrilmiş bir arkadaşımız. Sekiz senedir sahaflık yapıyor. Daha çok Osmanlıca eserlerle ilgileniyor. O da Arşivcilik mezunu. Çarşı için daha fazla dükkân ayrılabilseydi Üsküdar’la sınırlı kalmaz, İstanbul’un cümle mütebahhir sahaflarını burada toplar, Üsküdar’ı bir sahaf merkezi yapabilirdik. Ama yine de inanıyorum ki zaman içinde başka sahaf arkadaşların da bu çevreye taşınmasıyla Üsküdar yakın zamanda önemli bir sahaf ve kültür mahfili olacak.

Arkadaşlarınızı tanıttınız ama kendinizden bahsetmediniz…

Ben de otuz senedir bu işin içindeyim. Üniversitede öğrenciyken harçlık çıkarmak için Kadıköy’de sergicilikle başladığımız eski kitap satıcılığı, meslek olarak üzerimize yapışıp kaldı. Sokakta başlayan serüven kısa süre sonra Akmar Pasajı’nda dükkân açarak ilerledi ve sahaflığın değişik aşamalarından geçerek bugüne kadar uzadı. Daha çok Osmanlı dönemine ait kitap, belge, doküman, fotoğraf gibi malzemeyle ilgileniyorum. Uzun yıllar Kadıköy’de sahaflık yaptıktan sonra beş sene önce Bağlarbaşı’na taşındım.

Üsküdar Sahaflar Çarşısı

Çarşı esnafının ihtisas alanları var mı?

Herkesin kendi meşrebine göre bir tarzı var. Şimdilik bu çok fazla ön plana çıkmasa da zamanla belirginleşeceğini düşünüyorum. Kırkambar ilk baskılar, imzalı kitaplar, fotoğraf ve efemera türüne ağırlık veriyor. Osmanlıca Sahaf’ta da Osmanlıca eserler ön planda. Ben de Osmanlıca kitap-dergi ve efemera türüne ağırlık veriyorum. Diğer arkadaşlarda ise daha yakın dönem sahafiyeleri ön plana çıkıyor. Yeni kitap ve ders kitapları arayanlar dışında her türlü müşteriye cevap vermeye çalışacağız. Hedefimiz, bize gelen ve bir şey arayan müşteriyi boş çevirmemek. Sıradan bir okuyucu da, öğrenci de, üniversite hocası da çarşımızda kendisine uygun bir şeyler bulabilmeli. İmkanlar elverdiğince koleksiyon yapanlara yönelik kitap, mecmua, harita, doküman, fotoğraf, kartpostal, mektup gibi koleksiyon malzemelerine de yer vereceğiz.

Müşteri profiliniz nasıl?

Sahafların toplumun her kesiminden müşterisi olur. Yani standart, belli bir müşteri profili çıkaramayız. Ortak bir nokta varsa o da kitap-kâğıt merakıdır. Bize önemli bir imza, fotoğraf-kartpostal peşindeki koleksiyoner de, okuyacak roman arayan öğrenci de, araştırmaları için Osmanlıca eser arayan üniversite hocaları gibi Yasin-i Şerif arayan ev hanımları da gelir. Bir de meraklılar var tabii. Özellikle Üsküdar Sahaflar Çarşısı merkezi bir konumda olduğu için daha önce kitapla hiç işi olmamış vatandaşlar gelip geçerken uğrayabiliyor. Bu kadar eski kitabı ilk defa bir arada gördüklerinden meraklarını gidermeye çalışıyorlar. Birçok insanın “sahaf” kelimesini hiç duymamış olduğuna burada şahit oldum. Özellikle yeni nesil, yeni bir isim de verdi bize; “Sahafçı!”, “Manavcı, bakkalcı, kasapçı diyor musunuz?” diye uyarmadan edemiyorum.

Üsküdar Sahaflar Çarşısı

Sahaflık asırlardır yapılagelen bir meslek. Zaman içinde mesleğin uygulanışında değişiklik oldu mu? Eski usulleri sürdürüyor musunuz?

Sahaflık da zamanla ve sosyal şartlarla değişti elbette. Meslek ilk ortaya çıktığında, daha çok kitap üretimi işini üstlenmiş. Şahıslarda belli bir kitap birikimi oluşunca bunların el değiştirmesine de aracılık eder olmuşlar. Matbaadan sonra başka birtakım gelişmeler yaşanmış. Ben mesleğin tarihinde yaşanan en önemli hadisenin Harf İnkılabı olduğunu düşünüyorum. O tarihten itibaren sahaflık farklı bir fonksiyon üstlenmiş. Yıllarca, boşa çıkan Osmanlıca eserlerin tasfiyesine aracılık etmişler. Bir anlamda Osmanlı’nın cenazesini kaldırmışlar! Şimdilerde yüzleşmek zorunda olduğumuz başka bir şey var: internet ve dijitalleşme! Bunlar sahaflıkta ne tür değişiklik yapacak göreceğiz. Bu gelişme bizim sahaflık şekil ve sürecimizi belirleyecek diye düşünüyorum. Şimdilerde bizim üzerimizde geçmişteki Beyazıt Sahaflar Çarşısı’nın ağır gölgesi var. İsim Sahaflar Çarşısı olunca gelen eski sahaf müdavimleri veya orayla ilgili efsanelerle büyüyenler burada da aynı şeylere şahitlik etmek istiyor. Ama devir o devir değil! O zamanlar Osmanlıca kitaplar satılmıyor, adeta atılıyormuş… Çarşıya evlerden kamyonlarla kitap geldiği, meydana yığılarak haraç-mezat satıldığı hâlâ anlatılıyor. Oraya bir haftada gelen kitap şimdi belki bir senede geçmiyor bizim elimize. Ayrıca onların Ali Emiri, İbnülemin, Hasan Ali Yücel, Seyfettin Özege, Celal Bayar gibi ulemâden, üdebadan, ümeradan, fuzelâdan birçok müdavimleri olmuş. Bu iş tek taraflı yürümez yani. Gerçek bir Sahaflar Çarşısı görmek isteyen herkesin bu işe bir yönüyle dâhil olması gerekiyor.

Geçen bir aylık süre sizde Çarşı’ya dair bir fikir oluşturdu mu?

İşin doğrusu ben bu işe başlarken olsa olsa “sahafçılık” oynarız diye düşünüyordum ama şu kısa sürede vatandaşın ilgisi ve ‘ekâbir’in teveccühü karşısında mahcubiyet duyuyorum. Gelecek için hayli ümitvarım.

Esnaf ve Üsküdar Sahaflar Derneği olarak sizin amacınız ve hedefiniz ne?

Maalesef çok fazla (çok fazlası fazla) okuyan bir toplum değiliz! Bunun hem tarihi gerekçeleri hem de başka birçok sebebi var. Tarihi nedenler bizi aşan etkenler ama diğer sebeplere etki edebiliriz diye düşünüyorum. Mesela uygun fiyat politikası, birçok insanın kitapla tanışmasına vesile olabilir. Özellikle koleksiyon değeri olmayan, okuma amacıyla alınan kitaplarda bunu sağlayabiliriz. İlk baskılar veya imzalı kitaplar, fotoğraf-kartpostal vesaire arayanlar bunlara bir bedel ödemek durumundalar zira biz de o tür malzemeyi hem zor buluyor hem de yüksek rayiçlerle alabiliyoruz ama romanlar, inceleme-araştırma kitapları bizden yeni baskılarına kıyasla çok daha ucuza temin edilebilir. Bir de insanımızın kitapla karşılaşabileceği mekânların çoğalması, ulaşılabilir olması gerekiyor. Kitap festivalleri, fuarlar dışında herkesin gelip-geçtiği şehir meydanlarında kitap çarşıları açılması çok önemli. Evlerinde hiç kitap olmayan çocuklar, gençler buralarda kitap görerek belki bir sebeple kitapla temas edecekler. Bu temas onların dünyasını değiştirecek… Aslında burada Sahaflar Çarşısı modelini yeniden diriltmek istiyoruz. Öyle bir çabanın içindeyiz. Bizim başarımız mesleğin de muvaffakiyeti olacak. Artık çok merkezli hale gelen İstanbul’a, tek bir çarşı yetmez. Başka ilçelerde de yeni çarşıların kurulması gerek.

Derneğin ayrıca bir faaliyeti olacak mı?

Elbette olacak! Tabela derneği olarak kalmayacağız. En önemli önceliğimiz sahaflık mesleğinin tanıtılması, tarihinin araştırılması ve birtakım inceliklerinin anlaşılması için çalışmalar yapılması olacak. Günümüz esnafı eski sahaflar gibi birbiriyle temasta değil. İnternet sahaflığı gibi bir realite var ve bundan kaynaklanan ciddi sorunlar yaşanıyor. Mesleki etkileşim altüst olmuş durumda! İnternet ortamında temel belirleyici bilgi ve donanım değil. Orada başka dinamikler işliyor. Eski kitaplar için belirlenen fiyatlara baktığınızda bunu görebiliyorsunuz. İşi hiç bilmeyen birinin eline bir kitap geçiyor. Daha önce görmemiş! Kendince çok önemli bularak aşırı yüksek bir fiyat yazıyor; ondan sonra gelenler de o fiyatı ölçü sanıyorlar veya tam tersi olabiliyor. Kıymetli bir eser hak etmeyeceği rakamlarla satışa sunulabiliyor. Bunun yanında sahafın müşteriyle olan ilişkisi sıradan bir ticari faaliyete benzemez ama çok kötü sahaf-müşteri diyaloglarına şahit olabiliyoruz. Bu gibi durumlar sahaflık mesleğini değersizleştiriyor.

Hemen her sahaf müşterisinin muzdarip olduğu bu problemleri gidermenin bir yolu var mı?

Öncelikle sahaf arkadaşlarımızın mesleki bilgi, beceri ve kültürlerini geliştirmek yönünde bir gayrete girmek gerekiyor. Ayrıca her ay bütün kitap meraklılarına hitap edecek programlar düzenlemeyi planlıyoruz. Araştırmacılar, koleksiyonerler ve mesleğimizin üstadlarının iştirak edeceği sohbetler düşünüyoruz. Bu çerçevede ilk misafirimiz de sahaflık tarihi alanında çok kıymetli eserler hazırlayan İsmail Erünsal Bey olacak. 25 Ocak akşamı saat 19.30’daki programa ilgilenen herkesi davet ediyoruz. Bir de özellikle kitap kültürü, yayın tarihimiz ve çeşitli koleksiyon eserlerinden sergiler yapmayı planlıyoruz. Bu konularda da kıymetli koleksiyonerlerimizin kapılarını çalacağız, yardımlarına muhtacız…

Sahaflar aynı zamanda sohbet ve buluşma mekânıdır. Çarşının böyle bir yönü olacak mı?

Bunu çok istiyoruz ama bu tür şeyler istemekle olmaz, kendiliğinden gelişmeli. Biz elimizden geleni yapacağız. Çarşımızın üst katında Sahaf Kahvesi adıyla bir mekan düzenlendi. İşletmesi Üsküdar Belediyesi’nde, ücretler oldukça makul. Yakın tarihte hoş anılara, güzel sohbetlere ve tanışıklıklara mekan olan Küllük Kahvesi, Marmara Kıraathanesi gibi mekânlar da başlangıçta böyle bir hedefle tesis edilmemişler. Misyonu ihtiyaç, ortam ve şartlar belirlemiş. Biz de o ortamı sağlamaya yönelik şeyler yapacağız. Gerisini zaman gösterecek. Şimdiye kadar gördüğüm kadarıyla Üsküdar’ın böyle bir potansiyeli var. Yakın çevremizde üniversiteler var. Bu okulların hocaları, talebeleri için sahaflar önemli mekânlar. Ayrıca Üsküdar’da oturan birçok edebiyatçı, şair-yazar var ki sahaflar onların da uğrak yeri olabilir. Üsküdar ulaşılması kolay bir yer. Marmaray, metro ve şehir hatları vapurlarıyla şehrin her tarafından rahatlıkla ulaşmak mümkün. Geriye, bizim bu insanları çarşıya çekecek cazibesi olan sahaflar olmamız kalıyor ki bunun için çalışacağız…

Kırkambar Sahaf [Kırkambar Sahaf]
Kalender Sahaf [Kalender Sahaf]
Ekin Sahaf [Ekin Sahaf]
Kalender Sahaf [Kalender Sahaf]
Osmanlıca Sahaf [Osmanlıca Sahaf]


Söyleşi: Ayşe Adlı
Fotoğraflar: Bahtiyar İstekli-Müslüm İstekli
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.